Roma kriterleri, karın ağrısı, kabızlık, reflü yakınmaları ya da bebeklerde aşırı ağlama gibi, yapılan tetkiklerde belirgin bir hastalık bulunmayan sindirim sorunlarının nasıl tanınacağını belirleyen uluslararası ölçütlerdir. 2016'da yayımlanan Roma IV'ün yerini 2026'da Roma V aldı. Bu yazıda çocuklar için nelerin değiştiğini, ailelerin anlayabileceği bir dille özetliyoruz.

Roma kriterleri nedir?
Bazı çocukların yakınmaları gerçektir ve günlük yaşamı etkiler; ancak kan tahlili, ultrason veya endoskopi gibi tetkiklerde bunu açıklayan bir hastalık bulunmaz. Bu tablolara bugün bağırsak-beyin etkileşim bozuklukları deniyor. Roma kriterleri, bu sorunların her biri için hangi belirtilerin, ne sıklıkta ve ne kadar süreyle bulunması gerektiğini tanımlar. Böylece hekimler gereksiz tetkik yapmadan doğru tanıya ulaşabilir ve aynı dili konuşabilir.
Roma V ne zaman yayımlandı ve neden güncellendi?
Roma V, 2026 yılında uluslararası bir uzman grubu tarafından yayımlandı. Son on yılda yemek borusunun işleyişini ölçen yeni testler yaygınlaştı, bebeklerde ağlama ve beslenme sorunları üzerine yeni çalışmalar yapıldı. Uzmanlar, eski sınıflamanın bazı noktalarının bilimsel kanıtla değil, alışkanlıkla belirlendiğini gördü ve ölçütleri bu bilgilere göre yeniledi.
Yaşa göre sınıflama neden bırakıldı?
Roma IV çocukları iki yaş grubuna ayırıyordu: yenidoğan ve yürüme çağı (doğumdan dört yaşına kadar) ile çocuk ve ergen. Roma V bu ayrımı kaldırdı. Tanılar artık sorunun sindirim sisteminin neresinden kaynaklandığına göre iki ana grupta toplanıyor:
- Üst sindirim sistemi: Yemek borusu, beslenme, mide ve onikiparmak bağırsağı sorunları (reflü yakınmaları, ruminasyon, döngüsel kusma, hazımsızlık gibi).
- Alt sindirim sistemi ve safra yolları: Karın ağrısı tabloları, kabızlık ve dışkılama sorunları, gaz ve şişkinlik, bebeklerde aşırı ağlama.
Gerekçe şu: Bu sorunların bir kısmı bebeklikten ergenliğe kadar sürebiliyor ve yaş sınırı onları yapay olarak bölüyordu. Yaşa özgü farklar artık her tanının içinde ayrıca belirtiliyor.
Reflü yakınmalarında neler değişti?
Roma IV döneminde reflü yakınması olan çocukta alarm bulgusu ya da tedaviye yanıtsızlık varsa endoskopi yapılır, endoskopi normal çıkarsa pH-impedans testiyle reflü ile yakınma arasındaki ilişki araştırılırdı. Ancak çocuklarda bu testin sonuçlarına göre konacak ayrı tanılar tanımlı değildi.
Roma V, endoskopisi normal olan ve yemek borusunda alerjik iltihap (eozinofilik özofajit) bulunmayan çocuklarda iki soru soruyor: Yemek borusundaki asit miktarı normal mi? ve yakınmalar reflü anlarıyla eş zamanlı mı? Bu iki sorunun yanıtına göre çocuklar için ilk kez iki yeni tanı tanımlandı:
- Reflü hipersensitivitesi: Reflü miktarı normal olduğu halde yakınmalar reflü anlarıyla birlikte ortaya çıkar. Ayrıntılar için çocuklarda reflü hipersensitivitesi yazımıza bakın.
- Reflüye bağlı olmayan yemek borusu ağrısı: Reflü miktarı da normaldir, yakınmalar reflüyle eş zamanlı da değildir.
Testin nasıl yapıldığını çocuklarda pH-impedans testi yazımızda anlattık.
Bebek koliğinin adı neden değişti?
“Kolik” sözcüğü ağrının kalın bağırsaktan kaynaklandığını ima eder; ancak bu kanıtlanmış değildir. Roma V bu nedenle bebek koliği yerine bebek huzursuzluk sendromu adını kullanıyor. Ayrıca iki önemli değişiklik var:
- Beş ay sınırı: Yakınmaların beş aydan önce başlaması yeterli; beşinci aydan sonra da sürebilir.
- Saat kuralı: Günlük ağlama süresiyle ilgili kural yalnızca araştırmalarda kullanılıyor; günlük pratikte ailenin anlattığı uzun ve önlenemeyen ağlama nöbetleri esas alınıyor.

Bebek regürjitasyonu Roma V'te nerede?
Roma IV'te bebeklerin süt çıkarması (bebek regürjitasyonu) ayrı bir başlıktı. Roma V'in yayımlanan sınıflamasında bu tablo ayrı bir tanı olarak listelenmiyor. Bu, süt çıkarmanın önemsendiği anlamına gelmez; sağlıklı bebekte süt çıkarma zaten büyümenin olağan bir parçası olarak görülüyor. Hekimler günlük pratikte bu ayrımı Roma IV tanımı ve çocuk reflü kılavuzlarıyla yapmayı sürdürüyor. Ayrıntılar: bebeğin süt çıkarması ne zaman normal?
Kabızlık ve karın ağrısında neler değişti?
- Tek kabızlık tanımı: Fonksiyonel kabızlık için artık tüm yaşlarda tek bir ölçüt seti var; tuvalet eğitimi alıp almamış olmaya göre bazı maddeler uygulanıyor.
- Kabızlık mı, huzursuz bağırsak mı? Ayrımda önce kabızlığı tedavi edip bekleme yerine, baskın yakınmanın karın ağrısı olup olmadığına bakılıyor.
- Yeni tanılar: Fonksiyonel karın şişkinliği, safra yolu kaynaklı ağrı, merkezi kaynaklı karın ağrısı sendromu ve makatta kısa süreli şiddetli ağrı nöbetleri (proktalji fugaks) ilk kez çocuklar için tanımlandı.
- Birlikte görülebilir: Roma V, bu sorunların çölyak veya iltihabi bağırsak hastalığı gibi başka bir hastalıkla birlikte de bulunabileceğini kabul ediyor.
Kabızlık hakkında daha fazlası için çocuklarda kabızlık yazımızı okuyabilirsiniz.
Beslenme sorunlarında yeni tanılar var mı?
Evet. Roma V, yapısal bir neden olmadan gelişen beslenme güçlükleri için ayrıntılı tanılar getirdi: yutarken takılma hissi olan ancak testleri normal çocuklar, kusma veya boğulma korkusuyla yemeyi kısıtlayan çocuklar, açlık hissinin belirgin azaldığı ya da arttığı çocuklar ve geçirilmiş bir hastalıktan sonra yeme becerisi gerileyen çocuklar. Uzmanlar, bu alanda kullanılan geniş şemsiye terimler yerine daha net tanımların doğru tedaviyi seçmeyi kolaylaştıracağını düşünüyor. İlgili: seçici yeme ve büyüme.
Bu değişiklikler aileler için ne anlama geliyor?
Çocuğunuza “fonksiyonel” ya da “bağırsak-beyin etkileşim bozukluğu” tanısı konması yakınmanın hayali olduğunu göstermez. Tanının adı ve tanımı netleştikçe gereksiz tetkikler azalır, tedavi yakınmanın kaynağına göre seçilir. Roma V ayrıca çocuk ve erişkin tanılarını birbirine yaklaştırarak ergenlikten erişkin bakımına geçişi kolaylaştırmayı hedefliyor.
İlgili konular
İlgili: reflü hipersensitivitesi, pH-impedans testi, bebek regürjitasyonu, kolik bebek, çocuklarda karın ağrısı, çocuklarda reflü.

