Fetal distres, bebeğin rahim içinde oksijen yetersizliği veya stres altında olduğunu düşündüren bulguların bütünüdür. Doğum öncesi sessiz kalabilir; fetal hareketlerinin azalması, büyüme kısıtlığı veya yüksek riskli gebelik öyküsü izlemi gerektirir. Amaç erken tanı ve gerektiğinde doğum zamanını güvenli şekilde planlamaktır.
Non-stres testi (NST)
NST, bebeğin kalp hızının hareketlerle nasıl değiştiğini izler. Reaktif testte genelde 20 dakika içinde en az iki kez 15 saniyeden uzun, 15 atım/dakika hızlanma görülür; bu tablo güven vericidir. Non-reaktif sonuç her zaman sorun demek değildir; ek testler gerekebilir.
Rh uyuşmazlığı, hipertansiyon, diyabet, az fetal hareket ve gebelik süresinin uzaması NST için sık endikasyonlardır. Anne hastalıklarının bebeğe etkileri bu riskleri artırabilir.
Biyofizik profil (BPP)
BPP beş parametreyi birlikte değerlendirir: fetal solunum hareketleri, vücut hareketleri, kas tonusu, kalp hızı reaktivitesi ve amniyotik sıvı miktarı. Her parametre 0 veya 2 puan alır; toplam 8–10 güven verici, 6 şüpheli, 4 ve altı acil değerlendirme gerektirebilir.
Amniyotik sıvı azalması sıklıkla plasenta yetmezliği ile birlikte görülür. Amniyotik sıvı bozuklukları yazısında sıvı miktarının önemi açıklanır.
Doğum sonrası ne beklenir?
Fetal distres öyküsü olan bebeklerde doğumda solunum desteği, sarılık ve nörolojik izlem gerekebilir. Apgar skoru düşükse yenidoğan yoğun bakım değerlendirmesi yapılır. Yüksek riskli bebek takibi ve doğumda kalp hızı yavaşlamaları bu bağlamda önemlidir.
Evde takipte yenidoğan takibi ve fetal büyüme izlemi sürekliliği sağlar.

